AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Son Konular
Konu
Tarih
Yazan
kod dnm
bina puanları kod
Seyir Defteri.
Ders Sistemi ve Alımlar
Passive
Lucinda Queen
Kurt Adam Klan Alımları
Sorularınız
Sorunlarınız
Gizemmli_kız
Ptsi Şub. 22, 2016 12:57 pm
Ptsi Şub. 22, 2016 12:11 pm
C.tesi Ocak 30, 2016 11:21 pm
C.tesi Ocak 30, 2016 11:20 pm
Paz Ocak 24, 2016 5:59 pm
Perş. Nis. 11, 2013 3:25 pm
Perş. Nis. 11, 2013 3:01 pm
C.tesi Ekim 13, 2012 9:50 pm
C.tesi Ekim 13, 2012 9:33 pm
Çarş. Tem. 11, 2012 9:15 am
Nyx
Nyx
Barbara Elvfsie
Barbara Elvfsie
Nyx
kaan01
kaan01
mustafa86
mustafa86
gizemmli_kız


Paylaş | 
 

 Ida.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ida

avatar



Mesaj Sayısı : 1

Karakter Kartı
Rp Puanı:
89/100  (89/100)

MesajKonu: Ida.   Cuma Ağus. 05, 2011 5:49 pm


KAN KIRMIZISI TOPUKLULAR

&Gecenin derin karanlığında bir aciz kız ve gözlerine delilik kaçmış kadın.

Temmuz sonunun getirdiği o bunaltıcı havada hafif bir esinti hayatta kalma mücadelesiyle kadınlardan daha genç olanının Medusa’yı anımsatan büyülü saçlarının arasında saklanıyordu. Hissettiği bu serinliğin saçlarının arasından kulaklarına dolarak boynunda bıraktığı ürperti kendini daha iyi hissetmesine sebep olmakla birlikte karşısındaki kadına rağmen güven veriyordu. Tıpkı o derin, uzun, dondurucu ve güçlü kışın ardından gelecek olan sıcak, samimi, vıcık vıcık baharın geleceğini haber vermek için sonsuzluk gibi olan muhteşem kar örtüsünü delip geçen bir çiçek gibi. Kardelen adı verilen. Güzel karı bitirdiği için nefret ettiği çiçeğe bir şekilde hayrandı da genç kız. Sonuçta o yenilmez gibi gördüğü kışı alt ediyordu. Acaba ufacık bir çiçeğe beslediği hayranlık bu gece karşısındaki vahşi kadının gücü altında hayatta kalmasını sağlayabilecek miydi? ‘’Şu an seni öldürmüyorum. Kızım olduğun için değil bir safkan olduğun için. Belki bir gün acizliğin son bulur.’’ sonunda ağzını açmıştı kadın. Genç kızla aralarında bir kan bağı olduğunu her yerden belli edebilecek olan küçük burnu, ağız yapısı, duruşu, bakışı kızdan daha yaşlıcaydı. Kadının siyaha yakın bir kahverengine bürünmüş içinden geçenleri hiçbir şekilde dışarıya sızdırmayan gözlerinin sözlerini bitirdikten sonra dudaklarındaki gülümsemeyi yansıtmadığı kesindi. Hissiz gözlerini bir an bile karşısındaki cadıdan ayırmayan kadın ince, uzun, dümdüz parmaklarıyla büyük ihtimalle tesadüf eseri gözleriyle aynı renk olan bir asayı kavramıştı. ‘’Annem olduğun için aynı şeyi sana söyleyemeyecek olmam çok acı.’’ Belki de tam tersiydi. Kızın kirli bir denize benzeyen yeşil gözleri kadınınkilerin aksine içindeki bütün duyguları yansıtıyordu. Acıma, nefret, tiksinti, nefret, yorgunluk, nefret.. Şiddetle nefret ettiği bu kadın kadar sakin olamadığı için kendinden de nefret ediyordu genç cadı. Sakin, güçlü ve kontrollü. Kadınınkinden çok daha güzel olan dudaklarını yukarı kıvırmaya çalıştı. O da istiyordu, acıyan bir gülümseme, soğuk ve duygusuz. Ama yapamadı, dudaklarının açılmasıyla kapanması bir oldu. Başarısız oldu, acizdi. Elindeki asayı sanki tutunacak tek dalıymış gibi sımsıkı kavradı. Çünkü, tutunacak tek dalıydı. Karanlığın Zehri’ydi o. Belki de aciz değildi. Bu asa ona verilmişti. Gücüydü. Tereddütsüz kaldırdı. ‘’Avada Kedavra.’’ Yine tereddütsüz söyledi. Gözlerini bile kamaştıramayan yeşil bir ışık huzmesi asasından kadının göğsüne doğru fırladı. Beden ve ışığın ölümle dansı sonucunda ayakta kalan beden olmuştu. Yapamamıştı, bunu da. Soğuk, tiz, kulak tırmalayan bir kahkahayla kendine geldi cadı. Bu kahkaha öz kızının tereddütsüz kendini öldürmeye çalışmasının yarattığı şaşkınlığı gizliyordu. ‘’Acizsin.’’ Acizdi. Başarısızlığın aşağılanması vardı kızın gözlerinde. Artık bitmişti, tek bir şansı vardı ve kaybetmişti. Androméda Ophélia Ryan’ın dünyasında ikinci bir şans diye bir düşünce yoktu. ‘’Bu cezasız kalmamalı, Androméda.’’ Adını bu kadının ağzından duyunca bir kere daha nefret etti. Asası yere doğru ama yine de başı dik kadını izliyordu. Sadece bir an diyordu kendi kendine. Öleceğinden o kadar emindi ki, cehennemdeki hayatı ilk defa düşünüyordu. Ateşi severdi. Kadın asasını kaldırdı ve salladı, hiç tereddütsüz. Dudaklarını büyülü sözleri söylemek için açmadan önce bu gece ilk defa gözler duygularını belli etti. Delilik ve güç. ‘’Crucio.’’. Felç edici acı kızın bedenini dağlamadan önce gördüğü son şey Karanlığın Zehri’nden daha güçlü bir şeydi. Ölümün Acısı.

&Zindanların derin karanlığında bir sürtük ve kırmızı topuklular.

Kan kırmızısı topuklularını sessiz, soğuk ve yalnız zindanlarda sürüklerken kendi aklına şaşıyordu Androméda Ophélia Ryan. Ölmek ya da öldürmekle ilgili onca anısından en utanç vericisini neden şimdi hatırlıyordu? Topuklularıyla aynı renge boyanmış dudaklarının kenarları hafifçe kıvrıldı. Yıllar önce yaşanmış bu olayı hatırlarken ne kadar değiştiğinin de farkına varmıştı. Bu sefer aciz değildi. Bu sefer ‘gerçekten’ öldürmek için sürüyordu ayaklarını. Delilik kaçmış yeşil gözleriyle taradı etrafı, kimse yoktu olmazdı zaten. Boşuna yalnız zindanlar denilmiyordu buraya. Yalnız, mutsuz ve pis. Tüm öğrenciler pis işlerini burada yapardı. Slytherinler ise burada yaşardı. Bu zindanlar her şeyi görür ve bilirdi. Ama saklarlardı. Burada olan burada kalırdı. Pekala, bakalım bir cesedi nasıl saklayacaklardı. Bir an önce sona varmak istiyordu. Topuklularının sesi duvarlarda yankılanırken kolay olacakiyordu. Her zaman kolay olmuştu. Elindeki antika olduğu belli olan hançeri daha sıkı kavradı. Heyecanlanmıştı, kahrolası s-rtük hayatında ender bir şekilde. Ama daha fazla hızlanamadı. İçmişti belli ki. Yerdeydi, bacakları ona ihanet etmişti şimdi de. Burada ona ihanet etmeyen sadece votka şişeleri ve kırmızı topukluları kalmıştı. Sert bir şekilde düşmesine rağmen ince topuklar hala kırılmamıştı. Güvendi genç cadı. Duvarlara doğru süründü. Destek alabileceği tek şey duvardı, çünkü. Bir eliyle bıçağını, boşta kalan eliyle de duvara tutunarak o tanrının ona tek vergisi olan vücudunu kaldırdı. Yine sendeliyordu. Ama az kalmıştı, bunu hissediyordu dünyadaki zamanını doldurmuş yılan. Kimseyi düşünmek istemiyordu. Buradan sonra yalnızdı yılan, aslında her zamanki gibi. Yalnız doğmuş, yalnız yaşamış ve yalnız ölecekti.

‘’Ah!’’ bu gece ağzından çıkan tek sesti galiba cadının. Bacaklarının tekrar ihaneti sonucu çıkardığı acı dolu ses. Topuklu ve ayağı savaşmış, topuklu kazanmış ayak ise burkulmuştu. Tekrar kalkamayacaktı. Votka iyice etkisini arttırmış ve yanına mide bulantısını da almıştı. Kusmamak için kafasını kaldırdığında gördü Androméda, sonu. Tek sağlam yeri olan kollarından güç alarak vücudunu sürüklemeye çalıştı. Ama vücudu istemiyordu sona ulaşmayı. Androméda ve vücudu tek dosttular. Yıllarca beraber savaşmışlardı. Vücudu her kapıyı açmıştı. Ama şimdi aynı fikirde değildiler. Beden ölmek istemiyordu çünkü. Beden özgürdü ama ruh bunalmıştı. Daha fazla dayanamazdı, sıra ruhtaydı. Ruh özgür kalmalıydı. Son bir güçle genç yılan galip geldi. Artık dipteydi. En dibi görmek istiyordu artık. Sırtını duvara yaslayıp elindeki hançeri inceledi. Kimin ve neden aldığını bilmiyordu ama minnet borçluydu. Anroméda Ophélia Ryan böyle gösterişli bir şeyle ölmeliydi. Hançeri kaldırdı, elleri titremiyordu cadının. Yıllarca kullandığı tütün ve alkolün etkisi olarak eli titrerdi. Ama titremiyordu işte, bunu bir işaret olarak algıladı. Hiç tereddüt etmedi, yıllardır can almanın tecrübesiyle indi bıçak sol bileğine. Derin kesikten anında akmaya başlayan kanla birlikte yılan daha da güçleniyordu. Diğer bileği de kesti cadı. Yüzünde o şeytani baş döndürücü gülümsemesiyle kesiklere baktı. Nedense anında suratı buruştu. Acı çekmiyordu, sağ bileğine yeni bir çizik attı. Sağ bileği yamuk kesilmişti. Hiçbir zaman sol elini kullanmakta başarılı olmamıştı zaten. Neyde başarılı olmuştu ki. İyice morali bozuldu. Güzel Androméda Ophélia Ryan sadece bir seks objesi olarak mı hatırlanacaktı acaba? Yoksa asil bir Slytherin savaşçısı olarak mı? Ama zindanlar hatırlardı onu. Son bir güçle Karanlığın Zehri’ni kaldırdı. İsteği bir mesaj bırakmaktı. Aziz Salazar Slytherin’in zindanlarına asla silinmeyecek bir mesaj…

İki eli yana düşmüş oluk oluk kan kaybederken artık bayılmak üzereydi. Ama memnundu, Asil ve Güzel Androméda Ophélia Ryan’a yakışır bir ölüm olmuştu. Kendi isteğiyle ve tek başına. Gözleri kararmaya başlamıştı. Bu okulu özlemeyecekti, bu hayatı, bu dünyayı özlemeyecekti. Gözlerini sonsuzluğa kapatmadan önce gördüğü son şey, kanların akarak ayaklarını da içine alan bir gölcük oluşturduğuydu. Yine haklı çıkmıştı, kırmızı topuklular ve kan... Çok uyumlu olmuştu.

&Cinselliğin derin karanlığında bir p-ç ve aptal.

‘’Hayır!’’ ince tiz bir çığlık yankılanıyordu bu sefer zindanların duvarlarında. Sevgilisinin göğüslerine gömdüğü başının üzerinden gördü onu. Yerde bir kız baygın yatıyordu. Etrafı kırmızı bir sıvıyla çevriliydi. Ya şarap dökülmüş bir ayyaştı bu ya da bir ceset. Kızın çığlığı üzerine sevgilisi de bakma gereği duydu. Ama o büyük ihtimalle yılan ya da fare görmüştür diye düşünüyordu. Kızı zorla ikna edip kazandığı zaferin meyvelerini yemek için geldiği bu zindanlarda eski anılarla karşılaşmıştı. Yerde yatan kızı çok iyi tanıyordu çocuk. Bütün bir gece Androméda Ophélia Ryan’a sahip olma şansına ermişti büyücü. Bir rüya gibiydi o gece, bir daha asla yaşamadığı ve yaşayamayacağı bir rüya. Androméda Ophélia Ryan o büyücünün başına gelmiş en güzel şeydi ve pek çoğunun. Şimdi ise kanlar içinde yatıyordu. Bembeyaz bir ten, kıpkırmızı dudaklar ve kan kırmızısı topuklularla. Onun en sevdiği renk kırmızıydı ve şimdi yine kırmızı kanla yazılmış bir mesajın altındaydı cesedi.

‘’Androméda Ophélia Ryan, bütün pis işlerini bu zindanlarda yaptı.’’

&Rpmin puanlandıktan sonra silinmesini istiyorum. Rpg benimdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Djarka Sobeck

Gece Evi Müdiresi & Yüksek Rahibe Gece Evi Müdiresi & Yüksek Rahibe
avatar



Mesaj Sayısı : 232

Karakter Kartı
Rp Puanı:
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: Ida.   Cuma Ağus. 05, 2011 6:30 pm

İlk söyleyeceğim şey, betimlemenin bana aşırı ağır geldiği. Betimlemeni hafifletmen gerektiğini düşünüyorum. Ve bazı yerlerde gördüğüm kadarıyla cümle düşmeleri var. Ya da bana öyle gelmiş olabilir. Onu bilemem. Örneğin, "Acıma, nefret, tiksinti, nefret, yorgunluk, nefret.. Şiddetle nefret ettiği bu kadın kadar sakin olamadığı için kendinden de nefret ediyordu genç cadı." Nefret nefret nefret... Bu bölüm beni çok baydı. Belki burda belirttiğin acıma, tiksinti, yorgunluk gibi vs. şeyleri söyle belirtebilirdin. "Acıma, tiksinti ve yorgunluk. bunların hepsinden nefret ediyordu.'' böyle olabilirdi. Tabi bu benim düşüncem. Lafı daha fazla uzatmadan puanını vermek istiyorum.

Puan: 89

_________________

Yüksek Rahibeniz, seksi ve kötü oldu. Nahihiiha. ^^
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

Ida.

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: büyücülere dair :: Seçim Bölgesi :: Puanlama Merkezi-